Fuzuli'nin Şikayetname'si: Selam verdim rüşvet değildir deyu almadılar
Fuzuli - Azim Azimzade

Meşhur Şikâyetnâme’yi bilmeyen yoktur desek mübalağa olmaz. Osmanlılar’ın 1534’deki Bağdad fethinin akabinde Kanuni Sultan Süleyman’ın huzuruna çıkan Fuzuli’ye padişah yevmî dokuz akçelik maaş bağlatır. Fakat merhum hem bu maaştan pek memnun değildir, hem de beratını  merciine götürdüğünde işini gördüremez ve bunun üzerine Nişancı Celâlzâde’ye şikayetini arz eden bir mektup yazar....

Devamı...
Osmanlı Matbuatında Kurban Bayramı
Îd-i Saîd-i Adhâ

Evvelâ kıymetli kâri’lerimizin Kurban Bayramı’nı tebrik ederiz. Allah bu bayramı cümlemize hayırlı kılsın, hayırlara vesile etsin. Matbuat bir milletin hafızasının ve yevmî hayâtının tarihinin mühim bir kısmını işgal ettiğinden dolayı, matbuat hayatının en hareketli zamanlarında faaliyet gösteren Osmanlı gazetelerinde neşredilen bayram tebriklerinden bazılarını size arz etmeyi muvafık bulduk. Okuyacağınız satırlarda...

Devamı...
Namık Kemal ve İslam Vatanı
Kemal Bey

Muasırlık namına envaiçeşid “moda”lar Türkiye topraklarında uzun müddettir mantar gibi bitmekte. Bunu isterseniz fesle başlatın, isterseniz ordu teşkilatlanmasıyla, isterseniz edebiyatla, geldiğimiz noktada iş artık “vatansızlık” fikrine muhalefetin takbih edildiği bir raddeye çoktan varmıştır. İnsanlığın mukadderatına dair ne kadar hassas ve samimi bir endişe taşırsanız taşıyın bunu artık sadece bir şekilde,...

Devamı...
Kazım Karabekir'in Türk alfabesinin değiştirilmesi hakkındaki fikirleri
kk

1928’de Türk alfabesinin kaldırılıp yerine Latin alfabesinin kullanılmaya başlanması âniden vuku bulmuş olmasına rağmen, bu fikrin neşvünema bulması çok daha evvellere gitmekteydi. Tanzimat devrinde birçok “münevverimiz” Kur’an harflerinin “terakkiye ve temeddüne mâni” olduğunu serdediyor, onların bu fikrine elbette karşı çıkanlar oluyordu. Bu, İttihatçıların da zihnini meşgul eden bir...

Devamı...
Kazım Karabekir’in Türk alfabesinin değiştirilmesi hakkındaki fikirleri
kk

1928’de Türk alfabesinin kaldırılıp yerine Latin alfabesinin kullanılmaya başlanması âniden vuku bulmuş olmasına rağmen, bu fikrin neşvünema bulması çok daha evvellere gitmekteydi. Tanzimat devrinde birçok “münevverimiz” Kur’an harflerinin “terakkiye ve temeddüne mâni” olduğunu serdediyor, onların bu fikrine elbette karşı çıkanlar oluyordu. Bu, İttihatçıların da zihnini meşgul eden bir...

Devamı...